 |
| Theo van Doesburgs, Ağaç, 1916 |
Sanatın
bireysel bilinçten kurtulup toplumsal bilince ulaştırılmasını amaçlayan
Hollandalı Theo Van Doesburg* ve Piet Modrian 1917’de De Stijl’i
kurarlar. Duyguları aşarak tinselliğe ulaşılacağına inanılan Teozofi
felsefesinin etkisiyle; teknik, bilimsel ve sosyal gelişmeler ışığında
toplumda yeni bir düzen ve uyumu arayan bu stilde düz çizgiler,
yuvarlak, kare, dikdörtgen gibi ideal geometrik formlarla ve ana
renklerle soyutlama tercih edilir. Ressam ve sanat yazarı Van Doesburg
'doğayı dış görünüşlerden sıyırınca geriye esas yapının kalacağının’
üzerinde durur. Ona göre, halka dayanmayan bir sanat yaşama giremez.
Grubun
teorilerini yaymak için aracı olan De Stijl dergisindeki yazısında
sanatla yaşamın ayrı alanlar olmadığını anlamak gerektiğinden bahseder.
Bu dergide ressamlar, mimarlar, heykeltıraşlar düşüncelerini,
manifestolarını ve yeni modern sanatı anlatan yazılar kaleme alırlar.
Mondrian ‘Resim Sanatında Yeni Biçimlendirmeler’ adlı yazısında günün
medeni insanının yaşamının giderek doğadan uzaklaşıp soyuta dönüştüğünü,
sanatın da bu duruma ayak uydurarak natüralistin yerini soyuta
bırakacağını öngörür. Düşünce düzeyine aktarılan karşıtlıklar dikey ve
yatayla görselleşir. Dikeyler nesneli, düşünseli ve erkeği; yataylar
özneli, somutu ve dişiyi temsil eder. Grubun diğer üyeleri ressam Vilmos
Huszár, Bart van der Leck, mimar Jacobus Johannes Pieter Oud, Jan Wils,
Robert van't Hoff, şair Wim Kok, heykeltıraş Georges Vantongerloo’dur.