9. yüzyılda Yunanca ve Latince astroloji, felsefe, tarih, coğrafya, botanik, tıp
ile ilgili el yazmaların tercüme edilerek resimlenmesiyle ilk örnekleri
görülmeye başlanan İslam minyatür sanatı yüzyıllar boyunca bir üslup olarak
gelişir. Bulunan en eski minyatür Fatımiler Dönemi’ne ait mısır parşömenlerinin
küçük parçalarıdır. Ortaçağ İslam dünyasının yoğun kültürel ortamında döneme
ait görsel imgeler ve motifler el yazmalarına yansır. Eserlerin başlangıcında
Allah’a ve peygambere övgü yer alır. Bağdat, Herat, Buhara, Şiraz, Tebriz,
İsfahan gibi İslam kentlerinde sanat okulları açılır. Her okulun kendine göre
karakteristik özellikleri vardır. İran minyatürlerinde şiir, roman, kahramanlık
ve hüzünlü aşk hikâyeleri, masallar konu olarak seçilir. Erkek kahramanlar ince
yapılı aşık delikanlılardır. Zarif kadınlar dramatik aşkın güzelleridir. Hayal
gücünün ve şiirsel bir anlatımın göze çarptığı minyatürlerde bezemeli yapılar,
süslü giysiler, motifli çizgiler, desenli halılar dekoratif etkiyi artırır.
27 Şubat 2012 Pazartesi
18 Şubat 2012 Cumartesi
Depolama Birimi Beyaz Tasarımlar
Harika bir tasarım. Öncelikle beyaz, sonra doğayı çağrıştıran çiçek, yaprak ve bir kitaplık: üç unsur birleşince benim için harika oluyor :) 2012 Stockholm Mobilya Fuarında sunulan 'Sokak' adlı ürün depolama birimi olarak düşünülmüş. İsveçli Stüdyo A2 tarafından tasarlanan mobilya çeşitli şekillerde biraraya getirilebilecek dört parçadan oluşuyor. Bu tasarım romantik ve beyaz geleneksel İskandinav tarzına göre olsa da A2 tasarımcılarının renkli ve modern koleksiyonları da var.
_______________________________________
*****Bu sayfalardaki yazıların tüm hakları yazara aittir. Sadece kaynak gösterilerek, yazar adı ve orijinal sayfanın aktif linki belirtilerek alıntı yapılabilir ve paylaşılabilir. Nalan Yılmaz adıyla tüm yazılar 'Creative Commons Attribution Noncommercial-No Derivative Works 3.0 Unported License' altında tescillidir. 
_______________________________________
Hiçlikte Bir An'ın yeni yazıları için buraya tıklayarak e-posta bültenine abone olabilirsiniz.
6 Şubat 2012 Pazartesi
Sevinç, Hüzün ve Yazı - Gelmeyen İlham
Neredeyse bir ay olmuş herhangi bir şey yazmayalı, eklemeyeli... Geçerli sebeplerim vardı. Tatlı yeğenlerim İstanbul'dayken başka bir şeyle meşgul olunur mu? Şimdi hem birlikte hareketli ve mutlu vakit geçirmenin verdiği sevinç hem de yeniden ayrılmanın neden olduğu hüzün karışmış durumda. Üstelik dünyanın bir ucuna ağlayarak gitmeleri, geceleri uyuyamamaları, "çok özlediklerini" söylemeleri, "en eğlenceli teyzelerini" etkileyerek kış melankolisini artırıyor.
Bu aralar yeni bir sanat yazısı hazırlamalıyım ama bir türlü girişemiyorum. Bu hafta araştırıp bitirsem iyi olacak :). Aslında makaleleri genellikle planlayarak yazmıyorum. Bir şekilde kendileri başlıyor, sanki iradem dışı gelişiyor. Önce biraz sıkıntı oluyor, biraz stres; her yeni şeye başlarken olduğu gibi. Biraz ilerleyince, konunun detaylarına indikçe keyifli bir hal alıyor. Bekliyorum bakalım hangi konu kendisini seçtirecek? :)
_______________________________________
*****Bu sayfalardaki yazıların tüm hakları yazara aittir. Sadece kaynak gösterilerek, yazar adı ve orijinal sayfanın aktif linki belirtilerek alıntı yapılabilir ve paylaşılabilir. Nalan Yılmaz adıyla tüm yazılar 'Creative Commons Attribution Noncommercial-No Derivative Works 3.0 Unported License' altında tescillidir. 
_______________________________________
Hiçlikte Bir An'ın yeni yazıları için buraya tıklayarak e-posta bültenine abone olabilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)


