İlk Tayland seyahatimizde Bangkok´u gezmek ve deniz kenarı için en
yakın yer olan Pattaya’yı ziyaret etmek bizim için yeterliydi. Yine de
Tayland ucuzluğu, dört mevsim sıcak iklimi, tropikal adaları ve doğa
güzellikleri ile bizi tekrar çağırdığında, sakin bir tatil için ülkenin ikinci büyük adası Koh Chang´i seçtik. Bir arkadaşımızın turizmin yeni
gelişmeye başladığı bu adaya geç olmadan gitmemizi tavsiye etmesi
seçimimizi kolaylaştırdı.

Bangkok havaalanında şoförlü bir araba kiralayarak Kamboçya
sınırındaki Trat şehrine 5 saat sürecek bir yolculuğa başladık. Arada
birkaç yerleşim belirtisi görüp sonra uzunca süre ormanlardan geçerek
biraz tedirgin edici bir yolculuğa rağmen “Trat Trat” diyerek sürekli
gülen şoförümüz rahatlamamızı sağlıyordu. Feribot iskelesine
vardığımızda son seferin yarım saat önce yapıldığını öğrenip derin bir
hayal kırıklığı yaşadık. Trat şehrinde şoförümüz sayesinde kalacak bir
yer bulduk ve sık ağaçlı bir orman içinde kertenkele ve bilumum böcekle
paylaştığımız bungalovumuza sığındık. Geç edinilmiş bir bilgi de olsa
feribot seferlerinin akşam 19:00´dan sonra yapılmadığını öğrendik. Trat
şehrine 1 saatlik bir uçuş ile ulaşmak varken bu araba yolculuğunu
yaptığımız için kendimize biraz kızdık ama
'tatilimiz yeni başlıyor'
diyerek tadımızı kaçırmadık. Ertesi sabah erkenden feribot
iskelesindeydik ve 25 dakika süren yolculuğumuz sonunda adaya adım
attık...