2 Kasım 2017 Perşembe

Koleksiyon Sergisi: Kapı Çalana Açılır

15. İstanbul Bienali süresince yani 12 Kasım'a kadar açık ve bienale parelel bir etkinlik olan 'Kapı Çalana Açılır' Sergisi Nakkaştepe'deki Abdülmecid Efendi Köşkü'nde ücretsiz gezilebilir. Melih Fereli ve Károly Aliotti'nin küratörlüğünü yaptığı sergide Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç'un Koleksiyonundan bir seçkiyi  24 sanatçının 30 eseriyle görmek mümkün. Köşkle ilgili bu blogda daha önce yazdığım için o konuya değinmeyeceğim ama normalde ziyarete kapalı biz de üç yıl önce özel izinle girmiştik. Sergiyi gezmeye gelenler hem Osmanlı Hanedanından bir ressamın 1918 yılına kadar kültür  ve sanat merkezi gibi kullandığı ve ince bir zevki yansıtan detaylarıyla güzel yazlık köşkünü hem de gerçekten seçkin ve görülmeye değer bir koleksiyonu keşfedecekler. Sanatçı, sanata destek veren, sanatçılarla dost olan çok yönlü ve iyi yetişmiş Şehzade Abdülmecid Efendi'nin köşkünün böyle bir sergiye ev sahipliği yapması da köşkün geçmişteki kültür ve sanat dolu günlerine uyuyor. O yüzden İstanbul'daysanız bir iki saatinizi ayırıp sona ermeden mutlaka gezin. Köşkün etrafındaki bahçe düzenlemesi, ağaçlarda oynaşan sincapları, kuşlarıyla ve huzurlu, sakin ortamı da sanat, mimari ve doğa bütünlüğünde güzel zaman geçirmeyi vaad ediyor. Ayrıca sergiye girişte ziyaretçilerin ücretsiz alabileceği  minik kitapçık bilgileri ve fotoğraflarıyla çok iyi hazırlanmış. 


Sergide farklı tekniklerdeki yapıtlar hareket ve durağanlık, insan ve hayvan, canlı ve ölü, canavar ve melek gibi ikilikleri biraz tekinsiz biçimde birleştirirken zamanın getirdiği değişimi de takip etmeye yöneltiyor. Köşkün zemin katında girişte mermer süs havuzun kenarında İrlandalı sanatçı Daphne Wright'ın 'Kuğu' -2007- adlı çalışmasıyla karşılaşılıyor. Yerde uzanmış monokrom mermer ve reçineden yapılmış heykel insanlar ve hayvanlar arasındaki ilişkiyi incelerken ölüm-güzellik birlikteliğini de ortaya koyuyor.  15. İstanbul Bienali'nin küratörleri Elmgreen & Dragset imzalı 2005 tarihli 'Güncel Olaylar 2. Bölüm'de iki parçalı baskılardan ilkinde kapıyı çalan biri ve ikincisinde kapının ardında yerde oturan biri görülür. Burada hem misafirin hem de ev sahibinin huzursuzluğuna vurgu söz konusu. 

Yaşam Şaşmazer ahşap 'Kurt Çocuk' -2012- heykelinde insan ve hayvan arasındaki sınırı belirler. Heykelde yerleşik şartlanılmış çocukluk ideallerine karşı bir tavır gözlenir. Ters giyilmiş kurt kostümü ve içindeki oğlan çocuğunun duruşu tedirgin edici. İnsanlık ve doğa arasındaki çelişkilere odaklanan sanatçı; çürüme, toplumsal roller, kültürel kimlikler, klişeler ve hatıraların geçiciliği  gibi konularla sıradışı bir tutumla ilgileniyor. Gerçekçi heykellerinde insan ruhundan yola çıkarak iyi-kötü, aydınlık-karanlık gibi kavramları da sorguluyor.


Hayal ürünü Penguin klasikleri için kapaklar tasarlayan İngiliz sanatçı ve yazar Harland Miller'in 'Beklediğim Kişi Benim' adlı kağıt üzerine karakalem ve yağlıboya eseri 2012 tarihli. Başlıkla aynı metin tabloda yer alırken izleyenin hafif melankoli ve hüzünle düşünüp kendine yönelmesine de yol açıyor. Sanatçı resim, heykel ve karışık teknik medya çalışmalarında imge ve metin arasındaki ilişkiyi ve anlam üretme sürecini araştırıyor. Aynı zamanda temsili ve gerçek arasındaki bağlantıyı yorumluyor.


Birinci katta sergilenen Ekin Saçlıoğlu'nun  'Najin' ve 'Fatu' adlı 2017 tarihli kağıt üzerine karakalem çalışmalarında dünya üzerinde kalan son üç Orta Afrika beyaz gergedanından ikisinin tasviri yer alır. Sanatçı klasik portre anlayışıyla resmettiği gergedanlara saygısnı sunar ve onları ölümsüzleştirir. Köşkün üst kat odalarından birinin köşesindeki turuncu-sarı Gergedan yavrusu Carsten Höller'in 2005 tarihli bir heykeli. Uyukluyor gibi görünen gergedanla sanatçı kafa karışıklığı yaratmaya çalışır. Gergedanın şirinliğine rağmen tuhaflığıyla gizemli ve ürpertici  bir yanı da var.


Daphne Wright imzalı bir başka heykel olan Aygır -2009- da Kuğu gibi ters bir vaziyette yatar. Başı yerde ayakları yukarıdadır. Boşlukta çırpınan bacaklar can çekişme hareketiyle acıyı ve ölümü çağrıştırır. Bu tür çalışmaları klasik heykel güzeliğinde ama gergin ve sarsıcıdır. Sanatçının teknik becerisi yanı sıra konuyu aktarımı da çarpıcı. Sergide çok dikkat çeken ve ilgi gören üç heykelini görme şansı bulduğumuz Patricia Piccinini 2008 tarihli Şüpheci Thomas ve Beklenen adlı çalışmalarıyla fantastik bir dünyaya davet ediyor. Son derece gerçekçi işlenmiş iki küçük çocuğun yanındaki mutant denilebilecek çirkin yaratıklarla ilişkisini göz önüne seriyor. Çocukların bu gerçekdışı melez ve tuhaf varlıklarla yakınlığı ve aralarındaki şefkat izleyene de yansıyor. İyimserlik ve sevecenlik uyandırıyor. Piccinini heykellerini silikon, fiberglas, insan saçı, giysiler, hayvan kürkü gibi malzemelerle oluşturuyor. Tüm figürler neredeyse canlanacak gibi duruyor. Bu insan ve canavar ilişkisi tüketim ve doğadan kopuş üzerinde de düşünmeye sevk ediyor. 


Sergideki birkaç yapıtı kısaca anlatmaya çalıştım ama diğerlerini de gidip görmenizi tavsiye ederim. Kaçırsaydım üzülürdüm. Son yıllarda sanata karşı olan tutumlar rahatsızlık verirken* koleksiyonundan eserleri sanatseverlere açan Ömer Koç ve köşkü aslına uygun restore ettiren ve Bienal'in de sponsoru olan Koç Holding sanata gösterdikleri özenden, destekten ve verdikleri değerden dolayı teşekkür ve taktir edilmeli. Abdülmecid Efendi Köşkü'ndeki sergi Pazartesi günleri dışında haftaiçi 14.00-19.00, haftasonları 11.00-19.00 saatleri arasında ziyarete açık.

*Oysa ki vatanımızın kurtuluşunu sağlayan Cumhuriyet'imizin kurucusu ileri görüşlü Mustafa Kemal ATATÜRK'e göre "Sanatsız kalan bir ulusun hayat damarlarından biri kopmuş demektir." Onun sözleri ve uygulamaları çağları aşıyor. Bugün bile geçilemiyor ve güncelliğini koruyor çünkü evrensel ve zamansız.

Konuyla İlgili Diğer Yazılar: 

İçimdeki Çocuk Sergisi
*****Bu sayfalardaki yazıların ve fotoğrafların tüm hakları yazara aittir. Sadece kaynak gösterilerek, yazar adı ve orijinal sayfanın aktif linki belirtilerek alıntı yapılabilir ve paylaşılabilir. Nalan Yılmaz adıyla tüm yazılar 'Creative Commons Attribution Noncommercial-No Derivative Works 3.0 Unported License' altında tescillidir.   Creative Commons License  

1 yorum :



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...