Hiçlikte Bir An | Yağmur, Munch ve Bir Flâneuse Günlüğü
7 Şubat 2026 Cumartesi
Flâneuse: Munch'un İzinde Yağmurlu Bir İstanbul Yürüyüşü
21 Mayıs 2024 Salı
İstanbul Bulgur Palas
Bulgur Palas anıtsal mimarisiyle, panoramik İstanbul manzarasıyla, kütüphanesi, sergi salonları, bahçesiyle harika bir yapı. Hem iç mekan, hem cepheleri ve tüm mimari detayları etkileyici. 2021 yılında İBB tarafından satın alınan yapı restorasyonun ardından kültür ve sanat mekanına dönüştürüldü. İyi ki 🙂💙
3 Kasım 2023 Cuma
İstanbul Oyuncak Müzesi ve Japon Bebekler
Bu kadar yakında olmasına rağmen bu müzeye yeni gitmiş olmama söyleyecek bir sözüm yok... Japon Haftası nedeniyle Japon Oyuncak Bebeklerinin sergileneceğini duyar duymaz geldim. Müzenin her detayı özenle hazırlanmış. Tarihi köşk çok güzel. Türüne ve tarihine göre ayrılmış ve 1700 yıllarından günümüze kadar oyuncaklar cam vitrinler ardında sergileniyor. Alt katında yine oyuncaklarla çevrili bir cafe ve çıkışta da mini bir satış mağazası var.
Videonun ilk bölümünde Japon Oyuncak Bebekleri ve Oyuncakları Sergisinden fotoğraflar ikinci bölümde ise müzenin sürekli sergilenen oyuncaklarından görünümler yer alıyor.
00:00 Japon Oyuncak Bebekleri ve Oyuncakları Sergisi 01:07 İstanbul Oyuncak Müzesi Daimi Sergisi 01:54 İstanbul Oyuncak Müzesi Cafe
18 Eylül 2023 Pazartesi
Büyükada'da Begonviller ve Köşkler
2 Kasım 2017 Perşembe
Koleksiyon Sergisi: Kapı Çalana Açılır
20 Nisan 2017 Perşembe
İstanbul'da Japon Kiraz Ağaçları
5 Nisan 2017 Çarşamba
İlkbaharda Alaçatı Sokakları
29 Mart 2017 Çarşamba
Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi ve Sakuralar
İstanbul, Ataşehir'de ana yollar, kavşaklar, plazalar, çok katlı binalar ortasında nefes alınacak bir yer arıyorsanız Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi doğru bir adres. Geniş bir alana yayılmış ve asıl görev olarak bitkilerin araştırılması, tanıtılması ve korunması üzerine kurulmuş ayrıca çeşitli etkinliklerin ve turla gezintilerin düzenlendiği bir bahçe burası. İstanbul'a % 12 yeşil alan sağlaması açısından da önemli. 2002'de açılan parkta 50 bine yakın ağaç ve çalının, çok sayıda bitki türünün koleksiyonu yanısıra eğitim merkezi, kütüphane, herbaryum, bahçeler, adalar, havuzlar, köprüler, çeşmelerle birlikte piknik ve çocuklar için keşif, oyun alanları da bulunuyor. Adalar; Merkez Ada, Mesire Adası, İstanbul Adası, Arboretum Adası, Anadolu Adası, Ertuğrul Adası, Meşe Adası vb. olarak adlandırılmış. 5 Mayıs 2016 Perşembe
Çikolata Aşkına
7 Nisan 2016 Perşembe
Baltalimanı Japon Bahçesi'nde Sakuralar
Emirgan'daki Sakıp Sabancı Müzesi'ne giderken her seferinde önünden geçip "buraya mutlaka Nisan ayında gelmeliyim" dediğim Japon bahçesi harika bir yermiş meğer. Mevsim normallerinin biraz üzerinde bir hava vardı dün ve baharın tüm güzelliği hissediliyordu. Hafta içi gündüz saatlerindeki kalabalık hafta sonunu aratmıyordu. Aslında son yıllarda kalabalık açısından hafta sonu hafta içi ve sabah, gündüz, akşam fark etmiyor. İstanbul her zaman kalabalık ve yoğun bir trafiğe sahip. Sabancı Müzesi'nde 'Heinz Mack: Sadece Işık ve Renk' sergisini gezdikten sonra Emirgan Sütiş'te kısa bir süre oturup vakit kaybetmeden Baltalimanı'na yürüdüm. 31 Ekim 2015 Cumartesi
Balkon Bostanı
![]() |
| Balkon Bostanı |
22 Haziran 2015 Pazartesi
İki nehir arasındaki Ağva
5 Haziran 2015 Cuma
Sonbahar'da Saklıkent Kanyonu
2014 Kasım ayındaki bir haftasonu gezisini henüz yazma fırsatı buluyorum :) Daha önce yine aynı arkadaşlarımla Adrasan'a tatile gitmiştik. Harika bir denizi ve doğası olan Adrasan'da kalıp Olimpos, Çıralı, Demre, Myra ve Kekova'yı gezmiştik. Aslında bir ara oraları da yazmalı. Bu kez arkadaşlarımdan birinin kız kardeşinin düğünü için İstanbul'daki nikahta aniden karar verip sonraki haftasonu Kaş'a hareket ettik. Dalaman'dan transferle yaklaşık 2.5 saatte Kaş'a vardık. Düğünün ilk aşaması Kaş'ın köylerinden birindeydi. İki arkadaşımla birlikte onların köye yolculuk saatine yetişemedik. Vakit kaybetmeden araba kiralayıp yakınlardaki antik yerleşimleri ve doğal parkları gezmeyi planladık. Kaldığımız apart otele küçük bavullarımızı ve sırt çantamızı bırakıp yola çıktık.
İlk olarak Fethiye'ye 40 km, Kaş'a ise yaklaşık 60 km uzaklıktaki Saklıkent'e gittik. Kaş'tan Saklıkent'e giderken Kalkan'a kadar solumuzda kalan Akdeniz manzarası oldukça güzeldi. Özellikle Kaputaş Plajı'nın bulunduğu bölge. Eşen çayının bir kolu olan Karaçay'ın üzerindeki Saklıkent'i ilk kez 15 yıl önce kız kardeşlerimle Fethiye tatili sırasında gezmiştim. O zaman yaz mevsimiydi, su daha sakin ve alçaktı. Jeolojik çatlama sonucunda meydana gelen sarp ve derin vadide, buz gibi akan kaynak sularının içinde ıslanarak, halatlara tutunarak, büyük kayaların ve taşların üzerine inip çıkarak doğal parkurda epey ilerlemiştik. Duvarların arasına sıkışan kayalarla, dar yarıklarla karşılaşılan bazı bölümleri zorlu, gayret isteyen ama son derece eğlenceli bir yürüyüştü. Üstelik yaz sıcağında oldukça serinletici bir aktiviteydi. Bu kez Kasım ayı olduğu için hava bulutlu ve serindi. Kanyonu gezmeden önce su kenarındaki birkaç restorandan birinde bizim gibi acıkmış ördeklerin ve sevimli yavru köpeklerin eşliğinde karnımızı doyurduk. Yöresel kilimler üzerindeki yer minderlerinde oturulan ve keyif için hamak da olan mütevazi restoranlar boştu haliyle. Çok fazla yiyecek çeşidi de yoktu. Zaten sadece birkaçı açıktı. Yerli yabancı binlerce kişinin ilgisini çeken ve ziyaret ettiği bir yer olduğu için yazın daha farklıdır.17 Nisan 2015 Cuma
Göztepe 60. Yıl Parkı'nda Laleler
![]() | |
| Göztepe 60. Yıl Parkı, Laleler |
26 Şubat 2015 Perşembe
Büyükada'da Güneşli Bir Pazar Günü
Geçtiğimiz hafta ortası son yılların en karlı günlerinden birine tanık olduk. Ailemle bu bembeyaz görüntünün tadını çıkardık. Herkes gibi sokağa çıkıp kartopu oynadık. Kardeşimin doğum gününü kutlamak için onu ziyaret ettik. Pazar günü ise sanki birkaç gün önce kar yağmamış gibiydi. Güzel ve güneşli bir hava vardı. O günü de Büyükada'ya giderek değerlendirdik. Öğle saatlerinde Bostancı'dan Adalara hareket eden motorlardan birine bindik. Yeğenlerim simit getirmişlerdi martılara vermek için. Bir İstanbul klasiği olan görüntüler eşliğinde mavi sularda yol aldık. Minik ve gezgin yeğenlerim dünyanın bir ucunda yaşadıkları için martıları simitle beslemek ve havada kapışlarını görmek onlar için eğlenceli bir deneyim oldu...16 Aralık 2014 Salı
Kuzguncuk'ta Bir Cumartesi
Sabah 9.30' da tura katılanlar Harbiye'deki Vip Turizm önünden alınıp 10.00'da Kuzguncuk'a ulaştılar. Ben Harbiye'ye geçmedim, evden Kuzguncuk'a erken geldim. Bir süre deniz kıyısından Boğazı seyrettim sonra iskele karşısındaki bir sokağa girdim ve fotoğraf çektim. Hava 10 dereceyi gösteriyordu. Soğuk sayılmazdı ama yine de saatlerce dışarıda olacağımız için üşünebilirdi. Gezimiz çocukluğu Kuzguncuk'ta geçmiş, bugüne kadar mimarlık ve restorasyon alanlarında sayısız proje gerçekleştirmiş değerli mimar Dr. Sinan Genim'in İsmet Paşa Restoranı yanındaki küçük sahil parkında bize o yapıyla ilgili kendi anılarını da aktarmasıyla başladı. Bu parkta 1831 tarihli, beton bir duvar üzerindeki mermer dikdörtgen çerçeve içinde ayna taşından yapılmış bir çeşme de bulunuyor. Yaptıranı bilinmeyen, yaprak motifleriyle süslü çeşmenin üst kısmındaki oval rozet içinde kitabesi yer alıyor.













