Bugün gelen bir e-posta çok hoşuma gitti:
"Hiçliğinizi çok sevdim. Herkes bu kadar dolu dolu hiç olsa.. Hep olurdu o
zaman dünya. Yazılarınızla, dolayısıyla hayat, insan, evren ve sanatla
yani sizinle tanıştığıma çok memnum oldum. Tek bir an vardı, o da
yaşandı, bitti, ama biz hala oradayız :)) Sevgilerimle"
Teşekkürler Nihan.
3 Mart 2012 Cumartesi
29 Şubat 2012 Çarşamba
Ece Sükan Benim Bloguma Yakışan Sony VAIO'yu Seçti... Sıra Sende!
Sony, en renkli VAIO serisi için Ece Sükan'la güzel bir işe imza attı. Ünlü moda ikonu Ece Sükan, benim bloguma yakışacak olan rengi belirledi. Blogları tek tek inceleyen Ece Sükan içerik, tasarım ve duruşa göre 6 farklı rengi olan Sony VAIO içinden bana beyaz VAIO'yu seçti.Ayrıca Facebook üzerinde yapılmış özel bir aplikasyonla Ece Sükan profil fotoğraflarını inceliyor ve sana yakışan Sony VAIO'yu belirliyor. Sen de fotoğrafa tıklayarak Facebook üzerinden VAIO kazanma şansı yakalayabilirsin.
Bir bumads advertorial içeriğidir.
25 Şubat 2012 Cumartesi
Kazvini ve Acâibü'l Mahlûkat
9.
yüzyılda Yunanca ve Latince astroloji, felsefe, tarih, coğrafya, botanik, tıp
ile ilgili el yazmaların tercüme edilerek resimlenmesiyle ilk örnekleri
görülmeye başlanan İslam minyatür sanatı yüzyıllar boyunca bir üslup olarak
gelişir. Bulunan en eski minyatür Fatımiler Dönemi’ne ait mısır parşömenlerinin
küçük parçalarıdır. Ortaçağ İslam dünyasının yoğun kültürel ortamında döneme
ait görsel imgeler ve motifler el yazmalarına yansır. Eserlerin başlangıcında
Allah’a ve peygambere övgü yer alır. Bağdat, Herat, Buhara, Şiraz, Tebriz,
İsfahan gibi İslam kentlerinde sanat okulları açılır. Her okulun kendine göre
karakteristik özellikleri vardır. İran minyatürlerinde şiir, roman, kahramanlık
ve hüzünlü aşk hikâyeleri, masallar konu olarak seçilir. Erkek kahramanlar ince
yapılı aşık delikanlılardır. Zarif kadınlar dramatik aşkın güzelleridir. Hayal
gücünün ve şiirsel bir anlatımın göze çarptığı minyatürlerde bezemeli yapılar,
süslü giysiler, motifli çizgiler, desenli halılar dekoratif etkiyi artırır. 18 Şubat 2012 Cumartesi
Depolama Birimi
Harika bir tasarım. Öncelikle beyaz, sonra doğayı çağrıştıran çiçek, yaprak ve bir kitaplık: üç unsur birleşince benim için harika oluyor :) 2012 Stockholm Mobilya Fuarında sunulan 'Sokak' adlı ürün depolama birimi olarak düşünülmüş. İsveçli Stüdyo A2 tarafından tasarlanan mobilya çeşitli şekillerde biraraya getirilebilecek dört parçadan oluşuyor. Bu tasarım romantik ve beyaz geleneksel İskandinav tarzına göre olsa da A2 tasarımcılarının renkli ve modern koleksiyonları da var.
14 Şubat 2012 Salı
6 Şubat 2012 Pazartesi
sevinç, hüzün ve yazı
Neredeyse bir ay olmuş herhangi bir şey yazmayalı, eklemeyeli... Geçerli sebeplerim vardı. Tatlı yeğenlerim İstanbul'dayken başka bir şeyle meşgul olunur mu? Şimdi hem birlikte hareketli ve mutlu vakit geçirmenin verdiği sevinç hem de yeniden ayrılmanın neden olduğu hüzün karışmış durumda. Üstelik dünyanın bir ucuna ağlayarak gitmeleri, geceleri uyuyamamaları, "çok özlediklerini" söylemeleri "en eğlenceli teyzelerini" etkileyerek kış melankolisini artırıyor.
Bu aralar yeni bir sanat yazısı hazırlamalıyım ama bir türlü aklımı veremiyorum. Bu hafta araştırıp bitirsem iyi olacak :). Aslında makaleleri genellikle planlayarak yazmıyorum. Bir şekilde kendileri başlıyor, sanki iradem dışı gelişiyor. Önce biraz sıkıntı oluyor, biraz stres; her yeni şeye başlarken olduğu gibi. Biraz ilerleyince, konunun detaylarına indikçe keyifli bir hal alıyor. Bekliyorum bakalım hangi konu kendisini seçtirecek? :)
12 Ocak 2012 Perşembe
Ukiyo-e ve Hokusai
Japonya’da 675 yıl boyunca askeri bir yönetim olan ve babadan oğula geçen Şogunluk hüküm sürer. 1867’de feodal rejim son bulur ve bütün hâkimiyet imparatorun olur. Başkent Kyoto’dan Tokyo’ya taşınır. 1603-1868 yılları arası Edo veya Tokugawa döneminde Tokugawa ailesi Japonya’yı dünyadan soyutlayarak şogun kurallarını uygular. Japonya’nın kapılarını Batıya kapadığı bu dönemde Hokusai Fransa ve Hollanda’dan gravürler getirtip Avrupa sanatını araştırır. Gölgelendirme, perspektif, hacimlendirme, renklendirme öğrenerek ‘Ukiyo-e’ tarzına uygular ve Japon sanatına farklı bir canlılık katar...
4 Ocak 2012 Çarşamba
29 Aralık 2011 Perşembe
sihirli ağaç

Aralık ayında havaların mevsim normallerinin biraz üzerinde olması ve güneşli günlerin fazlalığı, kış depresyonuna girmeyi geciktirdi neyse ki. Kış sıkıntısı gelmesin hiç. Hep bahar havası olsun. Erken akşamlar bitsin. Tabi bir ara beyaza bürünsün her yer ama uzun sürmesin :).
Sihirli, doğal, yeşillik, sanat ve barış dolu yeni bir yıl olsun.
20 Aralık 2011 Salı
Viyana Hundertwasser Evi


...Viyana’daki Mimar Joseph Krawina’nın planladığı ve Friedensreich Hundertwasser’in hayata geçirdiği ‘Hundertwasser Evi’ kitsch kapsamında ele alınıyor. Modern mimariye zıt, düz çizgilerin ve tekrarların olmadığı post-modern bu yapı, “Ressam özgür olmak istediği evler ve mimariler hayal eder ve bunları da gerçekleştirir.” ve "Renk dolu bir dünya cennet ile eş anlamlıdır." diyen ressam ve mimar Hundertwasser’in hayalgücünü kullanarak fantastik öğelerin nasıl göze hoş gelecek şekilde bir araya getirildiğinin de kanıtıdır. Geçtiğimiz yaz bir kısmı kamuya açık bir kısmı özel teraslardaki ağaçları, bitkileri; rengarenk cepheleri; farklı malzemelerle, boyutlarla ve renklerle oluşturulmuş pencereleri sütun ve kaideleri gördüğümde bina-insan-doğa birlikteliğinin somutlaşan masalsı bir örneği olduğunu düşündüm...* İnsana ve doğaya uygun renk ve şekillerle tasarlanmış bu organik binalarda yaşamak ister miydim emin değilim. Çevremde daha sade şeyler görmekten yanayım ama mimarideki Gaudi yapılarını andıran bu büyüleyici görünüm de oldukça yaratıcı. Beklenilen alışılagelmiş olandan uzak ve sürprizli...
*lebriz sanal dergi'deki yazımdan alıntı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




