Endüstriyel tasarımda 1950'lerde stil, 1960'larda fonksiyon, 1970'lerde estetik, 1980'lerde
anlam, 1990'larda ise bireysel sunumlar ve deneysellik önem kazanır. Yakın
geçmişe kadar dizaynda sadece kullanılabilirlik aranırken gittikçe ilk sıraya
biçim yerleşir. Optik Sanat, Pop-art, Postmodernizm, Kitsch alternatif modeller
olarak ortaya çıkar. 1950’lerde bireysel veya grup içinde bazı sanatçıların çalışmaları olsa da 1960'lıyıllarda
gelişme gösteren Optik Sanat’ta renklerden, çizgilerden ve biçimlerden
yararlanarak izleyende görsel tepkiler uyandırmak amaçlanır. 1960’lı yılların akımı ve kente özgü olan Pop-art’ta çok renklilik ve Dada’daki gibi herhangi bir
hazıryapım eşyanın etkileyiciliği vurgulanırken ve sanat eseri gibi sunulurken,
1970'lerde moderne tepkili Postmodernizm’de minimalist formlarla süsleme bir araya getirilir. Bu hayatın her alanındaki kullanım eşyalarına yayılır. Modern anlayış
kırıldıkça tarihselliğe dönüş başlar. Eski biçimlerden esinlenerek yenileri
oluşturulur. İroniyle Kitsch’e ulaşan tasarımlar söz konusu olur. Tüm davranış
ve eğilimler, her türlü biçim ve öğe sonuna kadar kullanılır.
![]() |
| Optik Sanat, Victor Vasarely, Koska MC, 1970, karton üzerine serigrafi baskı |
![]() |
| Pop Art, Roy Lichtenstein, Suda boğulan kız, 1963, tuval üzerine yağlıboya ve sentetik polimer, 171.6 x 169.5 cm, New York, Modern Sanat Müzesi |
20. yüzyıl boyunca görülen avangard tutumlar sonucu çağdaş sanatta sınırlar kalmayınca her türlü insan üretimi sanat içinde değerlendirilebilir hale geldi. Sanatta geleneksellik kırılıp resim, fotoğraf, endüstri ürünleri, heykel, yazı ve hayatımıza giren pek çok nesne bir araya getirilip sergilenir oldu. Sanat dalları iç içe geçti. Klasik resim, heykel, seramik gibi sanat eğitimi alanlar da enstalasyon olarak adlandırılan çalışmalarla güncel sanat içinde yer aldılar.
| Post-Modern, Memphis Stili, Ettore Sottsass, Carlton kitaplık, 1981 |
Ticari amaç, insanların beklentilerinden yola çıkarak fonksiyonu önemseme gibi şeyler sanata pek yakın durmaz. Tabi bunun aksini sanatta da ticaretin olabileceğini söyleyenler de vardır ama sanatçı ortaya birşeyler çıkarırken bunun sonucunda kazanacağı maddi şeyleri düşünmez. O kazanım her şey bittikten sonra gelir. Sanatçının bakışı ve içinden akıp gidenleri yakalamasıdır öncelik. Duygular, istekler, sezgiler, korkular, hayaller, gerçekliğin görüntüleri, gizemli olanın hem rahatlatan hem huzursuz eden yanı, varoluş, insan olmanın getirdiği her şey ruhsal boyuttan süzülerek seçilen malzemeye sanatçının birikimleriyle akar. Bu da katharsis'tir. Bir paylaşım olur. Beğenilme, takdir görme beklentisi olmadan veya ticari kaygılar duymadan içtenlik ve sahicilik iletilebiliyorsa sanatçı ve eserinin bütünlüğünden söz edilebilir.
Son yıllarda hayatımızı kolaylaştıran eşyalar iyice karmaşıklaşıp artarken makine üretimi nesnelerde form disiplini, pratiklik, uyum, göze hitap etme ve zarafet de söz konusu olabilir. Kişiye mutluluk ve huzur veren nesnelere belli bir estetik beğeniyle yaklaşılıp hoş bulunabilir. Sanat ve yaşam ayrı değildir aynıdır. Sanat ve sanatçı günlük yaşamdan da uzak olmamalıdır. Tasarım, bilim ve teknoloji yanı sıra sanata da çok yakın durabilir. Tasarlanan bir şeyin sanata dönüşmesi onu üreten kişiyle ve üretim amacıyla ilgilidir.
20. Yüzyılda Mobilya Tasarımı 1
20. Yüzyılda Mobilya Tasarımı 2
Bauhaus Mobilya Tasarımı
Gelenekten kopuş: Yeni Sanat (Art Nouveau)
19. Yüzyılda İngiltere’de ‘Güzel Sanatlar ve El Sanatları
Nalan Yılmaz, Tasarım Sanat mıdır?, 2 Nisan 2009, Lebriz Sanal Dergi
20. Yüzyılda Mobilya Tasarımı 2
Bauhaus Mobilya Tasarımı
Gelenekten kopuş: Yeni Sanat (Art Nouveau)
19. Yüzyılda İngiltere’de ‘Güzel Sanatlar ve El Sanatları
Nalan Yılmaz, Tasarım Sanat mıdır?, 2 Nisan 2009, Lebriz Sanal Dergi
_______________________________________
*****Bu sayfalardaki yazıların tüm hakları yazara aittir. Sadece kaynak gösterilerek, yazar adı ve orijinal sayfanın aktif linki belirtilerek alıntı yapılabilir ve paylaşılabilir. Nalan Yılmaz adıyla tüm yazılar 'Creative Commons Attribution Noncommercial-No Derivative Works 3.0 Unported License' altında tescillidir. 
_______________________________________
Hiçlikte Bir An'ın yeni yazıları için buraya tıklayarak e-posta bültenine abone olabilirsiniz.


0 comments :
Yorum Gönder