16 Ağustos 2008 Cumartesi

Burhan Uygur ve 19. Yüzyıl Sembolistleri

Burhan Uygur’u sembolistlerle karşılaştırmayı sağlayan onun nesnelerin ve insanların içindeki gizin peşinde olmasıdır. Dış görünüşlerin ötesine geçerek içteki açığa çıkmayan korkuları, acıları, istekleri yansıtır. Yaratıcı düş gücü imgelemi ile derinlere ulaşır. İmgelem gücüyle simgeledikleri arasındaki uyum onu sembolistlere yaklaştırır. Ancak resimde simgeler olsa da bunun yansıtılması dışavurumcu bir tarzdadır.

Sembolistlere göre ruh maddeden önce gelir. Sezgi ve iç duyumlar önemlidir. Özellikle düşler sık başvurdukları bir kaynaktır. Her sanatçı kendi düşerinden yola çıktığı için bir öznellik söz konusudur. Burhan Uygur düşlere sık yer vermesinden dolayı sembolistlere uyar. Sembolist sanatçı ele geçmeyeni, gerçekliğin görünümleri arkasına gizlenen şeyleri, gözünün erişemediği gizemli dünyayı ele geçirmeye çalışmıştır. Colleridge “Sanatçı nesnenin içinde olanı, eylemini biçim ve şekil aracılığıyla gerçekleştiren ve bize sembollerle sesleneni; doğanın ruhunu yansıtmalıdır” demiştir. Düş, gönül gözüyle görme ve sanrı gerçeğe, nesnenin özüne ulaşabilmek için akıldan önce gelir...

Dionysosca dürtülerin yardımıyla kendini kaybetme ve belki uyarıcı bir şeylerle esriklik içinde olan sanatçıda düşler ve sanrılar kendini sıklıkla gösterebilir. Bu sanrılar sonucu görülenleri başka şekilleriyle algılama, başka dünyalara açılım, ölüme ve gizli olana, bilinmeyene karşı ilgi, hüzün ve gerçek dünyadan kaçış görülebilir. Burhan Uygur da düş gücünü besleyebilmek için bazı uyarılara gerek duymuştur; belki alkol alışkanlığı bununla bağlantılıdır. Yine de onun her nesneye bakışında gördükleri ve kafasında canlandırdıkları, geçmişten gelen görüntülerle oluşturduğu resimlerinde uyarıcı etkisi olmuşsa da belirleyici değildir. O resmini sarhoşken yapmazdı. Ayıkken disiplinli ve ciddi bir çalışma içinde olurdu. Çalışması bittiğinde alkol alırdı ve resmini yapacağı yeni konular bulmak için gezerdi. Alkol aldığında defterine çizimler yapsa da boyalarla ve tuvallerle olan çalışmalarında ayık olurdu. Ancak belki o durumdayken hissettikleri, gördükleri daha sonra bir şekilde resminin içine girmiştir.

"Geçip giden zamanın geriye kalmış artık ışıkları arasından şimdiye kadar uzanan görüntüler olsun isterim resimlerimde”. Resimlerinde yer alan nesneler birbirleriyle ilgisizmiş gibi algılanabilir. Ancak her nesne yerleştiği bilinçaltından betimlenene bağlantılı olarak resme yansır yada o anda zihne yerleşen görüntünün içinde yer alır. Çok ayrıntılı olmamakla beraber özünü vurgulayıcı özellikleriyle resmedilir. Kompozisyonun içinde zaman bütünlüğü olmayabilir. Çocukluktan kalan bir imge son zamanlarda ilgisini çeken bir görüntüyle bütünleşebilir ya da direkt yansıtılır. Çocukluktan kalan anılarından sıtma çiçeklerinin renkleri, üfleyince dağılan paraşüt çiçekleri bilinçaltında yer eder. Dağılan paraşüt çiçeklerini umutsuzluk olarak görür.

Sembolist sanatçıların düşlerinin Sürrealistlerinki gibi uykuda görülen düşlerle, rüyalarla ilgisi yoktur. Burhan Uygur’un resimlerindeki düşsellik de metafizik kaygılar taşımasa da sembolistlerinki gibidir. Ondaki düşsellikte daha çok çocuksuluk, saflık ve sevinç göze çarpar. Düşsellik izlenimi veren figürlerde görünüşten çok iç dünyaların simgelerle yansıtıldığı doğrudur ama bu gerçek olmayan bir dünya değildir. O da sembolistler gibi içe yöneldi ve bilinçaltındaki görsel imgeleri kavramların, düşüncelerin ve duyguların simgesi oldu. Nasıl ki yazarın romanında yer verdiği kahramanı veya bir karakteri kendini, duygu ve düşüncelerini simgeliyorsa onun resimlerindeki figürlerin çoğu aslında kendisini simgeliyor. Kendisi resimlerindeki pek çok figüre yansırken aynı zamanda onları resmeden de oluyor. Gizli bir yansımanın yanı sıra direkt olarak kendini çizerek de yer veriyor.

Sembolistlerden Odilon Redon ‘yürek duyarlılığının gizli ve gizemli yasalarına kısır açıklamalardan medet ummadan uysallıkla boyun eğenlere sesleniyorum ben’ diyor. Redon bilinçaltının kuşku ve hayallerini dile getiren görüntüleri yalnızca kendi iç dünyasından çıkarmaktadır. Katkısız durumuyla düşü, en güven verici görünüşlerin arkasından sökün eden gizi ve her zaman en gündelik gerçekten doğmaya hazır fantastiği yorumlamıştı (1). Burhan Uygur da yaşadığı her an gördüğü günlük gerçeklerin gizini; iç dünyasında biriktirdikleriyle, iç dünyasının gerçekleriyle ve yorumuyla bir araya getirerek simgesel bir anlatımla ortaya koydu. Resimlerine girenler sadece gördükleri değil aynı zaman da beyninin içinde olan görünmeyen şeylerdi. Öğrencilik yıllarında kaldığı bir evin tavanından inen sular resminde kelebek kanadının tozu olabiliyor. Buradan yola çıkarak “ ‘o belki bir kelebek kanadı değil bir balyoz’, ‘ o belki bir balyoz değil de bir bulut’, ‘ o belki bir bulut değil de bir beyaz’, ‘o belki bir beyaz değil de bir ruh’a kadar gidebiliyor (2). Simgelerin içinden simgeler doğabiliyor. Gündelik gerçeklikten yola çıkan imge gerçeği düşsele dönüştürüyor.

19. yüzyıl sembolistleri toplumdan ayrı bir grup oluşturmuşlar ve kendi içlerinde bohem hayatı sürdürmüşlerdi. Onların bohemliği ve skandal kişilikleriyle öğrencilik yıllarından itibaren süregelen Burhan Uygur’un bohemliği arasında bir fark vardır. Bireyseldir ama küçük bir topluluk içine sıkışıp kalmamıştır. Kendine yakın bulduğu, güvenebildiği her kesimden insanlarla bir araya gelmiştir. Kendini insanlardan uzak tutmaz. Dostları sadece sanat çevresinden değildir. Yazar, şair, ressam, müzisyen, galeri sahibi gibi dostları vardır elbette ama bir o kadar da farklı meslek gruplarından, sanat ortamının dışındaki insanlar arasından da kendini olduğu gibi kabul eden dostlar edinmiştir. O dostların samimiyetinden, yalınlığından, çıkarsızlığından, hayatı algılamalarından ve hırs içinde olmayışlarından etkilenmiştir. Bu etkiler de resimlerine geçmiştir.

Sembolistlerle bohemliği yanı sıra diğer sanat dallarından; şiirden, edebiyattan, müzikten etkilenmeleri de örtüşür. Şiire ve müziğe olan yakınlığı, sembolist şair ve müzisyenlere yönelmesi onda bıraktıkları tatlar resimlerinde kendini göstermiştir. Rimbaud, Baudelaire, Mallarme, Poe, Verlaine ve ‘Bilitis’in Şarkıları’nın şairi Pierre Louis, müzikte de Debussy ve Mahler sevdiği şair ve müzisyenlerdi. Rimbaud’nun şiirle yaptığını –çocukluk yıllarına göndermeler- o resimleriyle yaptı. Şiire duyduğu yakınlık onun da resminde şiirsel bir anlatıma ulaşmasına neden oldu. Açtığı sergilere ve resimlere simgesel, şiirsel adlar verdi: ‘Yoksa dünya cılız bir çocuk elinin bana sunduğu bir günah mıdır?’, ‘Gönül Kafesi’, ’Kanatlarının altında ölümü saklayan martı’, ‘Yaralı Ağustos’, ‘Hiçlik üzerine kurulan boş hayaller’, ’Gezginci bir hayaletin ters düşünceleri gibi. “Simgeci ressamlar gibi Burhan Uygur da sahte duyarlılığa karşıdır. Gerçek şiir bu tür sahte duyarlıklarla çelişir. Gerçek duyarlık ise doğayı ve canlı varlıkları şiirin ve müziğin kavrayıcı etkisine açık bir yürekle sezinlemeyi gerektirir. Burhan Uygur da içinde yaşanılan çevrenin açtığı görkemli kapılardan içeri süzüldükçe gizlerini birbiri ardına açtığını fark etmişti(3).

Notlar:

(1) Cassau, Jean, Sembolizm Sanat Ansiklopedisi, çev:Özdemir İnce, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1987, s: 126
(2) Özdoğru, Nüvit, “Burhan Uygur: Bir İç Dünya”, Milliyet Sanat Dergisi, 34, 25 Mayıs, İstanbul, 1973.
(3) Özsezgin, Kaya, Günümüz Türk Ressamları, Burhan Uygur, YKY, İstanbul, 2000. s: 32

Nalan Yılmaz - 21 Temmuz 2003 Pazartesi, Hürriyet, Agora -Sanat Sayfaları-

Önemli Not: * Bu blogdaki yazıların kopyalandığını, pek çok web sayfasında, hatta ödev, tez, katalog ve kitaplarda kullanıldığını biliyorum. Çoğunlukla sanatla ilgili olan blogumda araştırma yapanlar için makale ve yazılarımı ekliyorum. Paylaşıma itirazım yok. Uyulmasını istediğim tek şartım: metnin yazarının belirtilmesi ve yazının ilk kaynağına yani bu blogdaki sayfasına bağlantı verilmesi... "Uygar dünya adına (6:45)" bu zor olmasa gerek... *

Burhan Uygur ile ilgili diğer yazılarım:

Burhan Uygur'un Sanatı
Burhan Uygur - Sergiler, Ödüller, Kitaplar
Burhan Uygur'un Resimlerinde Simge ve Dışavurum 
Burhan Uygur'un 'Kapı' adlı Resmi
Bir Kitapta Resim Şart
Zamanın Sarkacındaki Adam
 
*****Bu sayfalardaki yazıların tüm hakları yazara aittir. Sadece kaynak gösterilerek, yazar adı ve orijinal sayfanın aktif linki belirtilerek alıntı yapılabilir ve paylaşılabilir. Nalan Yılmaz adıyla tüm yazılar 'Creative Commons Attribution Noncommercial-No Derivative Works 3.0 Unported License' altında tescillidir.   2008-2017 Creative Commons License

0 yorum :

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...