6 Ocak 2025 Pazartesi

Olafur Eliasson - Senin Beklenmedik Karşılaşman

Olafur Eliasson'un 'Senin Beklenmedik Karşılaşman' adlı sergisi İstanbul Modern'de 9 Şubat 2015 tarihine kadar ziyarete açık. Sanatçı biçim, malzeme, renk, hareket, ışık, geometri gibi konuları farklı tekniklerle bir araya getirerek izleyenle etkileşim kuruyor.

Olafur Eliasson

Algının Sınırlarında Bir Gün: Olafur Eliasson ile "Senin Beklenmedik Karşılaşman"

İstanbul Modern’in kapısından içeri girdiğimde  Olafur Eliasson’un dünyasına adım atmak, bildiğiniz tüm fizik kurallarını ve görme biçimlerini kapının dışında bırakmak demekmiş. "Senin Beklenmedik Karşılaşman" sergisi, bir sanat gezisinden çok, duyularımın sınırlarını test ettiğim bir yolculuğa dönüştü.

Sanatın İçindeki "Ben"

Serginin en etkileyici yanı, sadece bir "izleyici" olmamak. Eliasson, sizi eserin bir parçası, hatta bazen bizzat ana kahramanı yapıyor.

'Renkli gölgeler' bölümünde (Your Uncertain Shadow), duvarda kendimi beş farklı renkte gördüğümde şunu fark ettim: Hareketlerim sadece beni değil, tüm mekanı değiştiriyor. Kendi gölgemle karşılaşmak, çocuksu bir neşeyle beraber derin bir farkındalık yarattı.

İstanbul’un Işığıyla Yıkanmak

Sergi, İstanbul Modern’in o harika Boğaz manzarasıyla öyle bütünleşiyor ki; dışarıdaki deniz, gökyüzü ve gemiler sanki Eliasson’un yerleştirmelerinin devamı gibi. Özellikle geometri ve aynalarla kurulan düzenekler, mekanın nerede bitip dış dünyanın nerede başladığını unutturuyor. Eliasson’un geometrik formları, sadece cam ve metalden ibaret değil; onlar aslında birer 'ışık makinesi'. Bir aynanın karşısına geçtiğinizde veya bir prizmanın içinden süzülen ışığa baktığınızda, İstanbul Modern’in  minimalist salonu bir anda parçalara ayrılıyor. Kırılan ışık huzmeleri arasında yürürken, sanki suyun altında nefes alıyor ya da bir kristalin içinde geziniyorsunuz. Bu deneyim, fiziksel dünyanın ne kadar esnek olabileceğini vurgularken Dünyayı gerçekten olduğu gibi mi görüyoruz? Işık ve renk değiştiğinde, gerçeklik algımız nasıl değişiyor?  gibi soruları da sorduruyor

Sergiden ayrılınca Galata’ya ve denize bakarken renkler daha parlak, yansımalar daha anlamlı gelmeye başlayabilir çünkü Eliasson, dünyaya yeni bir gözle bakmayı hatırlatıyor.

  • Zamanlama: Işığın değiştiği gün batımı saatlerine yakın giderseniz, müzenin içindeki yansımalara da tanık olursunuz. Işık ve renk mekanda sonsuzluk hissi verirken

  • Fotoğraf: Evet, her köşe "Instagramlık" ama kamerayı bir kenara bırakıp sadece ışığın içinde durduğunuz o birkaç dakika, serginin gerçek ruhunu hissetmenizi sağlıyor.

Eğer siz de sergiyi gezdiyseniz, en çok hangi eserin önünde takılıp kaldınız? Yorumlarda buluşalım!



***** Bu sayfalardaki yazıların tüm hakları yazara aittir. Sadece kaynak gösterilerek, yazar adı ve orijinal sayfanın aktif linki belirtilerek alıntı yapılabilir ve paylaşılabilir. Nalan Yılmaz adıyla tüm yazılar 'Creative Commons Attribution Noncommercial-No Derivative Works 3.0 Unported License' altında tescillidir.  Creative Commons License

0 comments :

Yorum Gönder