Taşın Hafızası: Hitit Disiplini ile Luvi Estetiğinin Buluşması
Anadolu tarihini bir yapı olarak düşünürsek; Hattiler bu yapının üzerine kurulduğu yerel ve en eski temel taşlarıdır. Hititler ise o temelin üzerine yükselen, askeri ve siyasi gücü temsil eden büyük imparatorluk çatısıdır. Ancak bu yapının içinde asıl yaşayan, kültürü şekillendiren ve günlük hayata yön veren gizli bir güç daha vardır: Luviler. Bugün Hitit İmparatorluğu’ndan bahsettiğimizde, aslında çoğu zaman Luvileşmiş bir Anadolu gerçeğiyle karşı karşıya kalırız. Peki, resmi tarihin 'Hatti Ülkesi' olarak andığı bu coğrafyada, Hititlerin disiplini ile Luvilerin zarafeti arasındaki ince çizgi nerede başlar?
Çivinin Sertliği, Hiyeroglifin Akışkanlığı
Hititler, devletin resmi hafızası için Mezopotamya’dan ithal edilen çivi yazısını seçtiler. Çivi yazısı disiplindir; düz çizgilerden, sert köşelerden oluşur ve kilin üzerine vurularak yazılır. Bu, imparatorluğun askeri ve merkeziyetçi yapısının mükemmel bir yansımasıdır. Kanunlar, anlaşmalar ve yıllıklar bu sert yazıyla, Hititçe kaydedilir. Bu yazı, devletin soğuk ve ciddi yüzüdür; hata kabul etmez ve sadece seçkin bir bürokrat sınıfı tarafından okunabilir.