30 Ağustos 2008 Cumartesi
28 Ağustos 2008 Perşembe
Efsanevi yaratık: Grifon 1- Mezopotamya
M.Ö. 3. binden itibaren Mezopotamya, Suriye ve Mısır sanatlarında rastlanan karışık yaratıklar tanrıların insan şeklinde görülmesiyle ortaya çıkarlar. Tanrısallıklarını vurgulamak için doğaüstü bir şekilde gösterilirler. Yeryüzü ve gökyüzünün en güçlü hayvanlarının birleşimiyle oluşurlar ve dayanılmaz bir güce sahiptirler. Grifon da bu yaratıklardan biridir. Aiskhylos’un ‘Prometheus’unda ve Heredot Tarihi'nde sözü geçen bu efsanevi varlığa Yunanca’da gryps denir. Hyberboreliler ülkesinde İskitlerin elinde bulunan kutsal altınlara bekçilik eden grifonlar tek gözlü Arimaspes tarafından saldırıya uğrar. Aiskhylos, ‘havlamaz, uzun gagalı, kanatlı köpek’ olarak tanımladığı grifonların Apollon’un ve diğer tanrıların takipçileri olduğunu yazar. Cteias’a göre kırmızı göğüslü, siyah kuştüylü grifonlar, Hindistan dağları üzerinde bulunan saklı hazineyi korurlar. Ayrıca grifon Yunan'da Nemesis’le birleştirilir ve Dionysos’un şarap çanağının muhafızıdır.
![]() |
Orta Asur, Kırmızı Silindir Mühür, M.Ö. 11. yüzyıl |
25 Ağustos 2008 Pazartesi
Defterler
Her elime aldığımda hüzünle gülümseyen bu defterler yol gösteren, bazen çıkmazlara, karamsarlığa, umutsuzluğa iten ve yüzlerce, binlerce yılı aşarak sonsuzluğa giden düşünceleri barındırıyor. Onunla geçirilen anlarla önem kazanan nesne anlamını ve değerini fark edilerek ve kullanılarak bulur.
*****Bu sayfalardaki yazıların tüm hakları yazara aittir. Sadece kaynak gösterilerek, yazar adı ve orijinal sayfanın aktif linki belirtilerek alıntı yapılabilir ve paylaşılabilir. Nalan Yılmaz adıyla tüm yazılar 'Creative Commons Attribution Noncommercial-No Derivative Works 3.0 Unported License' altında tescillidir.
1. defterden bazı sayfalar
3. defterden bazı sayfalar
*****Bu sayfalardaki yazıların tüm hakları yazara aittir. Sadece kaynak gösterilerek, yazar adı ve orijinal sayfanın aktif linki belirtilerek alıntı yapılabilir ve paylaşılabilir. Nalan Yılmaz adıyla tüm yazılar 'Creative Commons Attribution Noncommercial-No Derivative Works 3.0 Unported License' altında tescillidir.
18 Ağustos 2008 Pazartesi
Burhan Uygur'un Resimlerinde Simge ve Dışavurum
16 Ağustos 2008 Cumartesi
Burhan Uygur ve 19. Yüzyıl Sembolistleri
Burhan Uygur’u sembolistlerle karşılaştırmayı sağlayan onun nesnelerin ve insanların içindeki gizin peşinde olmasıdır. Dış görünüşlerin ötesine geçerek içteki açığa çıkmayan korkuları, acıları, istekleri yansıtır. Yaratıcı düş gücü imgelemi ile derinlere ulaşır. İmgelem gücüyle simgeledikleri arasındaki uyum onu sembolistlere yaklaştırır. Ancak resimde simgeler olsa da bunun yansıtılması dışavurumcu bir tarzdadır.
Sembolistlere göre ruh maddeden önce gelir. Sezgi ve iç duyumlar önemlidir. Özellikle düşler sık başvurdukları bir kaynaktır. Her sanatçı kendi düşerinden yola çıktığı için bir öznellik söz konusudur. Burhan Uygur düşlere sık yer vermesinden dolayı sembolistlere uyar. Sembolist sanatçı ele geçmeyeni, gerçekliğin görünümleri arkasına gizlenen şeyleri, gözünün erişemediği gizemli dünyayı ele geçirmeye çalışmıştır. Colleridge “Sanatçı nesnenin içinde olanı, eylemini biçim ve şekil aracılığıyla gerçekleştiren ve bize sembollerle sesleneni; doğanın ruhunu yansıtmalıdır” demiştir. Düş, gönül gözüyle görme ve sanrı gerçeğe, nesnenin özüne ulaşabilmek için akıldan önce gelir...
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)