29 Nisan 2017 Cumartesi

13. Yıl Anısına


Ressam Nazmi Yılmaz (1944 İstanbul - 2004 İstanbul)



Sevgili babamı hayattan ayrılışının 13. yılında sevgi, saygı ve büyük özlemle anıyorum...

***** Bu sayfalardaki yazıların tüm hakları yazara aittir. Sadece kaynak gösterilerek, yazar adı ve orijinal sayfanın aktif linki belirtilerek alıntı yapılabilir ve paylaşılabilir. Nalan Yılmaz adıyla tüm yazılar 'Creative Commons Attribution Noncommercial-No Derivative Works 3.0 Unported License' altında tescillidir.   2008-2017  Creative Commons License

20 Nisan 2017 Perşembe

İstanbul'da Japon Kiraz Ağaçları

Bahar bir üşüten bir ısıtan; bir güneşli bir yağmurlu haliyle kendini hissettiriyor. Kuşlar cıvıl cıvıl. Ağaçlar çiçek açıyor, doğa güzelliğini göstermeye başlıyor. Erguvanlar, manolyalar, leylaklar, mor salkımlar, erik ağaçları  vb. ile birlikte çiçekler de coşuyor. Nisan kısa süreli lalelerin, sümbüllerin ve papatyanın da zamanı. İstanbul'un parkları, bahçeleri, yol kenarları her renkten lalelerle dolup taşıyor.  Mart sonundan Nisan sonuna kadar en sevdiğim ağaçlar sakuralar elbette 🌳. En açık tonlarından en koyu tonuna kadar pembe, sarı ve beyaz çiçek açan kiraz ağaçları... Japonya'ya özgü bu ağaçların 600'den fazla çeşidi var. Bu bahar da Baltalimanı Japon Bahçesi, Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi ve Göztepe 60. Yıl Parkı'nda onlara kavuştum. Bol bol seyrettim. Pembe ve beyaz çiçeklerinin altından gökyüzünün maviliğine bakarken huzurlu ve mutlu oldum. Gözümü güzelliklerinden alamadım. Çiçeklerin yaprakları ahenkle yüzüme dökülürken -🌸 pembe ve beyaz ipeksi yağmur altında 🌸- tatlı bir hüzünle ve düşünceyle birlikte Japonların 'Hanami' dedikleri geleneklerine hayranlık duydum.

5 Nisan 2017 Çarşamba

İlkbaharda Alaçatı Sokakları

İlkbahar: doğanın uyanışının izlendiği güzel mevsim... Güneş çıkınca ince giysiler, güneş bulutların arkasına gizlenince ceket veya mont giyilen kararsız havaların zamanı... Baharda gezmek de ayrı güzel. Mart'ın son günü Nisan'ın ilk günleri Alaçatı'da güneşli ve hafif esintili güzel bir havada yazı özleyenler tişörtle biraz üşüyenler ise ceket ve montla geziniyordu. Restoran, kafe ve dükkan gibi mekanların bir kısmı açılmış, bir kısmı da 7- 9 Nisan tarihlerinde düzenlenecek  8. Ot Festivali'ne yetişmek için heyecanlı ve yoğun bir hazırlık içindeydi. Ot Festivali'nde turizm şirketlerinin düzenlediği turlarla Alaçatı'ya binlerce kişi geliyor ve otellerde yer bulmak güçleşiyor. Egeye özgü otların satıldığı ve lezzetli zeytinyağlı yemeklerin hazırlandığı festival kapsamında çok sayıda etkinlik de düzenleniyor. Bu yılın otu olarak ısırgan seçilmiş. Festivalin kalabalık ve hareketli geçeceği kesin. Yine de Alaçatı sokaklarının sakinken tadını çıkarmak ayrı bir keyif.

Özellikle eski hallerine uygun şekilde restore edilip butik otellere dönüşen iki katlı, cumbalı, avlulu taş evleriyle ünlü olan Alaçatı, Çeşme'ye bağlı son yılların en gözde ve trend yerlerinden biri. Akdeniz'in Provence stilinin ön planda olduğu bu güzel yerleşim aynı zamanda sörf yapanların tercih ettiği rüzgarlı denize de sahip. Çoğunlukla mavi olmakla birlikte pastel tonlardaki kapıları ve panjurlarıyla cumbalı taş evlerin sıralandığı arnavut kaldırımlı dar sokaklarda yürürken sanki zaman duruyor. Kaplumbağa gibi yavaş yavaş ilerleyerek an'ın getirdiklerine odaklanmak isteyenler ve aylak gezginler için harika. Ülkenin ve dünyanın gündeminden uzak, huzurlu bir yaşam vaat eden ortam insanı kendi içine çekiyor. Bu çekilmeye hemen ayak uydurmak iyi hissettiriyor.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...