22 Haziran 2015 Pazartesi

İki nehir arasındaki Ağva

İstanbul'a 97 km mesafede ve bir buçuk saatte ulaşılan Ağva, Şile ilçesine bağlı bir mahalle. Dört mevsim ziyaret edilen Karadeniz kıyısındaki bu şirin yere Haziran ayında bir haftasonu gittik. Hava İstanbul'da hafta içinde yer yer bulutlu ve yağmurluyken, Cumartesi ve Pazar günlerinde güneşli olması denize girmek ve gezmek açısından sevindiriciydi. Ağva, Yeşilçay ve Göksu nehirleri arasında kalan bir yerleşim. Nehrin denizle birleştiği yerde uzun bir sahil yer alıyor. Fener tarafına doğru plajda bir tesis göze çarpıyor. Ayrıca nehir kıyısı boyunca ve sahil tarafında yol kenarındaki otellerin havuzları da bulunuyor.


Yağmur sonrası denizi ve Göksu nehri çamurluydu. Deniz girilecek gibi görünmediği için önce Yeşilçay'da 30 dakikalık bir tekne turuna katıldık. Yeşilçay suyunun rengiyle ve çevresindeki bitki örtüsü ile gerçekten yemyeşil. Kıyılarda kaplumbağalar, zarif balıkçıllar görmek bizi heyecanladırıyor. Doğanın görünümü ve sesi oldukça dinlendirici, huzur verici. Ahşap iskeleler, az sayıdaki restoran ve evler de doğayla uyumlu. 


video

Ardından Kilimli Koyu'na gidiyoruz ki tepeden manzara gerçekten muhteşem. Özellikle denizdeki kayalıklar ve çevresi görülmeye değer. Tepede bu güzel manzaraya karşı bir balık restoranı, aşağıdaki koyda ise küçük bir işletme var. Koydan şezlong ve şemsiye kiralanıyor ve denize giriliyor. Ağva plajı kumken burası taşlık. İçecek çeşitleri dışında yiyecek olarak tosttan başka bir şey yok. Tekne turuyla denizden kıyıları dolaşmak da mümkün. Böylece mağaralar ve kayalıklar daha yakından görülebilir. 


Otele dönünce havuzda vakit geçirip, canlı müziğinde olduğu akşam yemeğinden sonra merkeze yürüyoruz. Hava mevsim normallerine göre serin. Hırka yetersiz kalıyor. 600 metre uzaklıktaki Ağva'ya yürürken yol kenarındaki diğer otellere ve birkaç dükkana da bakıyoruz. Merkezde bir şeyler içmek için oturduğumuz mekanın çevresinde yanımıza yaklaşan köpekler dikkatimizi çekiyor.

Pazar sabahı otelde kahvaltı yaptıktan sonra, Göksu nehrini geçip diğer taraftaki plaja gidiyoruz. Burada herhangi bir tesis yok ama plaja girmek için 10 tl gibi bir ücret alınıyor. Arabayla belli bir yere kadar gidiliyor. Sonrası kum. Deniz hafif dalgalı, düne oranla daha iyi görünüyor. Sahil kalabalık değil. Burada birkaç saat kaldıktan sonra, çok yakındaki otelimizdeki havuz kenarına geçiyoruz. Kaldığımız otel Velena deniz kıyısına ve nehire yakın. Odaları temiz, kahvaltısı ve akşam yemeği güzel. Öğleden sonra bu şirin otelden ayrılıp Göksu nehri kıyısındaki bir restoranda yemek yiyoruz. Nehir çevresinde çok sayıda otel ve restroran sıralanıyor. Ne yazık ki nehrin rengi yağmur nedeniyle kahverengi. O yüzden burada tekne turu yapmıyoruz.


Şimdi gideceğimiz yer ise Ağva'ya 20 km uzaklıktaki Hacıllı Köyü yakınlarındaki şelale. Oldukça keyifli bir orman yolculuğu sonrası Hacıllı Köyü'ne ulaşıyoruz. Buradan belli bir noktaya kadar arabayla gidiliyor daha sonra dere kenarında yürünüyor. İstanbul burada bitiyor ve Kocaeli sınırı başlıyor. Tam doğanın içindeyiz. etrafta bizden başka kimse yok. Bir patikadan yukarıya tırmanıyoruz. Yol oldukça taşlı ve engebeli. Yürümek zorlu. İleride sürüden ayrılmış, muhtemelen sakatlanmış bir koyun ve onun başında bekleyen iki çoban köpeği var. Köpekler bir süre havlıyorlar ama geçmemize izin veriyorlar. Yokuştan tırmandıktan sonra yer yer renkli kır çiçekleriyle örtülü bir düzlüğe geliyoruz. İleride koyunlardan ve ineklerden oluşan bir sürünün sesini duyuyoruz. Daha fazla devam etmiyoruz çünkü şelaleye giden yolun bu olmadığını düşünüyoruz. Şelale yolu dere kenarından devam ediyor. Bu seferlik şelaleyi görmekten vazgeçiyoruz çünkü beş kişilik grubumuzda yorulanlar oluyor. Onbir göller vadisi olarak bilinen bölge trekking için de uygun. Bir dahaki sefer şelaleyi bulmayı umuyoruz :)


Yine ağaçlar arasından kıvrımlı yollardan geçen kısa seyahatimiz sonrası Şile'ye de uğrayıp balık yiyoruz. Şile Ağva'ya oranla oldukça kalabalık ve yapılaşma çok daha fazla. Ağva doğayla daha uyumlu ve güzel. Deniz, dereler ve ormanla kısacası doğal güzelliklerle çevrili ve henüz bunu koruyabilen bir bölge. Umarım uzun yıllar böyle kalır çünkü İstanbul'a ve İstanbul'da yaşayanlara nefes aldırdığı bir gerçek.

*****Bu sayfadaki yazının ve fotoğrafların tüm hakları yazara aittir. Sadece kaynak gösterilerek, yazar adı ve orijinal sayfanın aktif linki belirtilerek alıntı yapılabilir ve paylaşılabilir. Nalan Yılmaz adıyla tüm yazılar 'Creative Commons Attribution Noncommercial-No Derivative Works 3.0 Unported License' altında tescillidir.   2008-2017 Creative Commons License

1 yorum :

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...