10 Ağustos 2010 Salı

Hor Görme


Cengiz Semercioğlu'nun 25 Mayıs 2010 tarihli Hürriyet'te yer alan yazısı: "Okan, Acun'a lümpen demiş...Lümpen, ilk olarak Karl Marks'ın ortaya  attığı bir kavram. En alt sınıfta yaşamasına rağmen, sınıf bilinci olmayan, içinde bulunduğu toplumun kültürüne yabancı olanlar için kullanılır... Lümpen cahildir, eğitimsizdir, paçavradır. Okan, Acun ve Survivor seyircisi için böyle diyor... Sen ne yapıyorsun ekranda Okan... Acun'un yaptığından, Şafak'ın yaptığından, diğerlerinden ne farkın var... Onlar lümpen de sen sanat mı yapıyorsun ekranda? Hepiniz anında bitirilip tüketilen bir sistemin parçasısınız... Hepiniz ekranda sadece eğlendirmeye çalışıyorsunuz, üst sınıf bir sanatın değil popüler kültürün ürünüsünüz... Diğeri lümpense sen de lümpensin... Diğerinin seyircisi lümpense senin seyircin de öyle... Üstelik gündüz kuşaklarında o lümpenlerin bile izlemediği pek çok program yaptın. Acun'la derdin ne bilmiyorum ama yıllardır uyguladığın; magazini aşağılayıp magazinden beslenme, rakibi aşağılayıp kendini yüceltme, başkasını hor görüp kendini yukarı çekme taktiklerinden vazgeçsen diyorum... Sonuçta 50'sine merdiven dayamış, ekranda olgunluk dönemini yaşayan bir babasın artık. Lümpen mümpen işleri, bu tavırlar sana yakışmıyor..

1991 yılıydı. Sinemada Oliver Stone'un yönettiği 'The Doors' adlı filmi izlemiştim. Filmde dikkatimi çeken bir ayrıntı vardı: düzen karşıtı, asi Jim Morrison grup arkadaşlarının 'Light my Fire adlı şarkılarını reklam müziği olarak kullanılmasına izin verdiklerini öğrenince sinirlenmişti. Alternatif bir yaşamı seçmişti. Sadece müzikle var olmak istiyordu. Evet uyuşturucu ve fazla alkol genç yaşta ölümüne neden oldu ama nasıl düşünüyorsa öyle yaşayan birine örnekti.

Yaptıklarını önemli sanan, başkalarını küçümseyen ünlüler ise yargılayıcı tutumla konuşurken televizyonda reklam sektörüne, daha doğrusu "paraya hayır" diyemiyorlar. Reklamlarda çok büyük paralar alarak tanıttıkları ürünleri kullanıyorlar mı? Samimi değiller. Sistem içinde güçlü olmak için para gerekebilir. Gücü elde edince sisteme karşı daha sağlam durulabilir tabi bu da göreceli. İnternet çağında kitlelerin takip ettiği biri olmak o kadar zor değil bir yandan da. İnternet dengeleri değiştiriyor. İnternet para ve güç olmadan da insanların sesini duyurup düzenin işleyişindeki boşlukları, alternatif düşünceleri binlerce kişiyle paylaşmasına aracı oluyor. Artık tanınmak o kadar zor değil. Ünlüler ise eskisi gibi ayrıcalıklı konumlarını yitiriyorlar. Gerçekten iyi işler yapanların değeri zamanla anlaşılıyor. Bir de yetenekli olup da değeri hiç bilinemeyenler düzenin çarklarına uyum sağlamayanlar da var o ayrı bir konu.

Not: 2013 - Şunu belirtmeliyim ki Okan Bayülgen Acun Ilıcalı'dan daha entelektüel görünüyor. Bunu yaptıkları programlardan, birikimlerinden ve konuşmalarından anlamak mümkün. Acun Ilıcalı'nın programlarını izlemiyorum. Okan Bayülgen'in eğlence dışında belli bir konu etrafında gelişen tematik programlarını takip ediyorum. Yine de lümpen demesini onaylamıyorum. Ayrıca borsacılara sürekli laf dokundururken yaratıcılığa ve sanatsal bakışa sahip olmayan, paraya ve satışa endeksli yalan satan  reklamcılarla niye uğraşmıyor ki? 

*****Bu sayfadaki yazının tüm hakları yazara aittir. Sadece kaynak gösterilerek, yazar adı ve orijinal sayfanın aktif linki belirtilerek alıntı yapılabilir ve paylaşılabilir. Nalan Yılmaz adıyla tüm yazılar 'Creative Commons Attribution Noncommercial-No Derivative Works 3.0 Unported License' altında tescillidir.   2008-2017 Creative Commons License

0 yorum :

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...